subscribe: Posts | Comments | Email

Staj Raporu

2 comments

Hacettepe Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Sertifika Programı’nda öğrenci olduğumu daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Yarın “formasyon“un son sınavına girecem. Staj falan da bitti lakin bi raporu teslim etmesi kaldı. Bu yazım da staj raporu, onu hazırlarken yaşadığım güçlükler ve nasıl sonlandırdığım üzerine olacak (hoş, daha sonlandıramadım. uygulama öğretmenimi arıyorum bir haftadır raporlu imzası gerekli bazı dosyalar için)

Hacettepe Üniversitesi’nde Eğitim Bilimleri Bölümünden Melek Demirel’in danışmanlığıyla mart başında staja başladık. Bizden 30 saat ders gözlemi, 5 saat ders anlatımı ve 5 saat de idari görevde bulunmamız istendi. Hemen gittim bi takım elbise yakışıklısından bir de kravat aldım. Takım elbiseyi lise üniformalarından bu yana giymemiştim. hele kravat amma da garip gelmişti ilk gün.
Aynaya baktığımda da o liseli genç delikanlı yerine 25′ini görmeden 40′ına merdiven dayamış, alnı açık, orta yaş krizine girmek üzere bir yetişkin erkek görüyordum. 6-7 yılda ne kadar yaşlandığımı hissettim. ufaktan komplekse de girmedim değil.
Velhasıl-ı kelam aldım elime “suitcase”imi (İngilizce öğretiyorum bak ayak üstü ^^) çıktım yola. Stajda ilk günümdü. evden çıkarken pek bişey hissetmedim ama okula yaklaştıkça adımlarımın sesiyle kalbimin çarpıntısının bir olduğunu fark etmeye başladım. Okula girdim. Kapıdaki görevli Müdür Bey’in yanına çıkmamı, onun bana gerekenleri tarif edeceğini söyledi. Çıktım, ders programını aldım. her iki ingilizce öğretmeniyle tanıştım. Onlardan da ne yapmam gerektiği doğrultusunda gerekli bilgiyi aldım. Gözlem yapmak üzere ilk dersime girdim.

Staj danışmanımız bir not defteri alıp öğretmenin derse nasıl başladığını derste neler oldugunu dakika dakika not etmemiz gerektiğini, bunların ileride rapor hazırlarken cok yardımcı olacagını tembihlemişti. ben de aldım elime not defterini ne var ne yok yazdım.

08:50′de hoca derse girdi öğrencileri selamladı masasına oturdu. 08:52 yoklama almaya başladı, 08:55 derse başladı…….. 09:30 dersi bitirdi.

yazmaktan sıkılana kadar bi ki ders boyle not aldım. daha sonra 2 hafta kadar sonra falan da bu şekilde bikaç dersi gözlemlerken de not aldım. Melek Hanım’ın da dediği gibi harbiden de faydalıymış. bu ayrıntıyı ihmal etmeyin. Zira arkadaşlarınız internetten buldukları yarım yamalak bir belgeyi orasından burasından düzeltmeye calısarak sizin bu belgeyi toparlayıp sunmak için harcadığınız sürenin çok daha fazlasını harcayacaklar. hem de orijinal olmayacak.

Devam çizelgesi ve uygulama öğretmeninin denetleme formu haricinde 23 sayfalık bir rapor hazırladım. Danışmanıma kendi raporumu sunduktan sonra burada paylaşabilirim. şimdi 25 mayıs. haziran 15′te falan upload ederim siteye ihtiyacınız olursa bakıp değerlendirebilirsiniz.

Netekim 30 saat gözlem yaptıktan sonra araya vizelerimiz girdi. Uygulama öğretmenimle konuştum 2-3 hafta gelemeyeceğimi, ders anlatımını nisan sonuna yapmak istediğimi söyledim. o da fazla geç kalmamam gerektiğini, öğrencilerin SBS’ye girmek için erkenden rapor alıp okuldan ayrıldıklarını söyledi. son vize perşembeydi pazartesiye kadar derste ne anlatacağımı nasıl anlatacağımı düşündüm. Uygulama öğretmenimden kitapların fotokopilerini çektirmek için kitapları ödünç aldım derslere baktım PPT falan hazırladım. pazartesi oldu bismillah dedim aldım eime evrak çantasını gittim okula. harbiden heyecanlı hissediyodum. Pazartesi sabahıydı İstiklal Marşı okunuyodu. Zaten ne yapacağımı bilmiyodum hiçten sapıttım. Bi kenarda ben de hazırola geçip İstiklal Marşı’nı okuduktan sonra sınıfa geçti öğrenciler. Canan Hanım o gün nöbetçiymiş koridordaki herkes sınıfa girene kadar gelemeyeceğini söyledi. İzin aldım “haydi bismillah” dedim girdim sınıfa. good morning children falan filan derken kendimi tanıttım o derste ne işleyeceğimiz hakkında bilgi verdim. Hazırladıgım PPT sunumunu da açtım ufaktan anlatmaya başladım. PPT imkanınız varsa mutlaka değerlendirin. dikkat ve motivasyon acısından öğrencilerin derse katılımını olumlu yönde etkiliyor. dersimi anlattım son 5 dakika kala öğrencilerle İngilizce olarak muhabbet etmeye çalıştım. Basit cümleler kurarak gayet güzel sohbet edilebiliniyor. Öğrenciler size ve kendilerine güvenmeye başlıyorlar. bunu hissedebiliyosunuz. sonra aynı sınıfta 2. derse girdim öğrenciler daha bi hevesliydi. Zaten işin eğlenceli kısmı da 2. dersteydi. Kitapta bi okuma parçası vardı önce ben okudum 2 kere onların ben okurken kitaplarını kapamalarını ve sadece beni dinlemelerini istedim. bazı kelimelerin nasıl okunduklarına dikkat etmelerini söyledim. bunları ingilizce ve vücut dili kullanarak söyledim türkçe kullanmadım. yanlış anlaşılmasın. sonra öğrenciler kitaptaki o diyalogu tahtada sırayla canlandırdılar. canlandırmak isteyen herkese izin vermeye çalıştım baktım ders süresi yetmeyecek son kez yapıyoruz dedim ve derse devam ettim. ders sonunda gelecek ders için ödev verdim son bikaç dakika yine muhabbet ettik ve ders bitti.
Sonra 2 şerden 4 saat de 7. sınıfalara ders anlattım onlar da bu ders gibi geçti kaydadeğer bi farklılık yoktu.
Çoğu arkadaşımın aksine benim sınıfımda disiplinsiz bi davranış yoktu. Canan Hanım sınıfta olmasa bile öğrenciler derse karşı ilgiliydiler. Dersi sabote etme çabası içersine girilmedi pek. Olay arkadaşça yaklaşabilmekte bitiyo bence. Ama benden önce bu sınıflarda derse giren bazı stajyer arkadaşlar sanırım kontrolü ellerinde pek tutamamışlar. öğrencilerin derslerin başlarındaki tutumları dersi sabote etmeye meyilli yöndeydi. Onlar gülmek istiyorlarsa siz de güldürerek başlayın derse ama bu kısa neşeli aktivitenin ardından derse geçeceğinizi ve dersi kaynatmaya yönelik davranışların tolere edilmeyeceğini hissettirmeniz gerek.

Staj yaptıgım sınıflarda açıkçası biraz otoriter davrandım. Öğretmen merkezli ders anlattım. ancak öğrencilerin genel ders ve öğrenme anlayışlarına göre biraz da bu gerekiyordu. çünkü 3-4 yıl boyuna ingilizce dersi görmüş bir öğrenciye siz tutup da 2 saatte size öğretilen metodlarla bir şey öğretemiyorsunuz. onlar otoriter bi öğretmene alışmış. kendilerine sus denmesini bekliyorlar. siz alışılagelmişin dışına çıkmaya calıstıgınızda sizin deneyimsiz biri oldugnuzu, saçma sapan şeylerle uğraştığınızı ima eden gülüşmeler kıkırdaşmalar hissedebiliyorsunuz. yani diyeceğim şu ki eğer dersinizi denelemeye bizzat staj danışmanınız gelecekse formasyonda öğrendiklerinize uygun davranmaya çalışın elbet. ama sınıfta öğrenci haricinde bir siz varsanız biraz dişinizi göstermeniz gerekiyor. ama bunu d azarlayarak değil. önce onların istedikleri gibi davranıp sonra onları güdüleyerek yapmalısınız.

amma da uzattım. sıkıldım yazmaktan. sonra görüşürüz gençler!

  1. Asli Bilgen diyor ki:

    Merhaba,
    Ben de Hacettepe’nin İngilizce öğretmenliği sertifikası programına başvurmayı düşünüyorum.
    Bir kaç sorum var, bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
    Haftada kaç saat ders oluyor? Devam zorunluluğu var mı? Çalışan birinin bu programa katılması mümkün mü?
    Çok teşekkürler

  2. Merhaba.

    Dersler 16:30′da başlayıp 19:30 da bitmek üzere programlanıyor. Ancak öğretim görevlilerinin ders planlarına göre ders sürelerinde kısalma olabiliyor. Her dönem birkaç farklı derslik açıldığı ve bu dersliklerde genelde birbirinden farklı hocalar ders verdiği için, onların dersi hangi saatte bitirdiğine dair size net bir bilgi vermem yanlış olur ama genelde 18:00 – 18:30 gibi bırakırlar. (Fırat Hoca 19:30 a kadar bırakmaz :) yalvarsanız bile bırakmaz onun da öyle bir yapısı var.) Ama geç de bıraksalar, erken de bıraksalar evinize ulaşacağınız süre ortalama aynıdır : 19:30 -20:00 arası. (iş çıkış saatleri ve Eskişehir yolu trafiği).

    Her gün bir ders olmak üzere eylül-ocak dönemi haftada 5 ders (pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma), şubat-mayıs dönemi ise perşembeye kadar 4 ders ( cuma staj için ayrılıyor).

    Devam zorunluluğu var ve Hacettepe Üniversitesi Yönetmeliğ’ne göre uygulanıyor. Ve devam zorunluluğunu gayet sıkı tutuyorlar. Bir dersten en fazla 4 saat devamsızlık yapabiliyorsunuz. (5. sefer kalıyor). Ama hocalar size: “3 ders devamsızlık hakkınız var” diyecektir büyük ihtimal.

    Çalışan birinin bu programa katılması mümkün olabilir. Hocalarınıza iş durumunuz hakkında bilgi verirseniz muhtemelen biraz geç gelmenize karşı çıkmayacaklardır. (17:00 – 17:15 civarı diyebiliriz sanırım). Ama 17:30 da işten çıkıp programa yetişmeyi planlıyorsanız bence pek bi şansınız yok. Beytepe’nin konumunu da göz önünde bulundurun.

    Sormak istediğiniz başka bir şey varsa çekinmeden sorabilirsiniz.

Leave a Reply

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes