The End Justifies The Means
Türkçe karşılığı ‘ Zafere giden her yol mübahtır’ olmakla beraber birebir çevirdiğimizde ‘ Netice, sebepleri haklı kılar’ gibi bir anlam taşıyor. Machiavellist görüşü temsil eden en iyi söz öbeklerinden bir tanesi. Machiavellist – Makyevelist görüşe göre kafanıza koyduğunuz bir hedefi gerçekleştirmek için uygulayacağınız her türlü yöntem – yasal ya da etik olsun olmasın – mübahtır.
Shakespeare Richard III adlı oyununda o zamanlar revaçta olan makyavelist anlayışı yererken aynı zamanda döneminin sarayına da yalakalık yapmayı başarabilmiştir. Yalakalık yapmak diyorum zira argoyu seviyorum.
bkz: fallik.
Neyse…
Biraz da Richard III’ün yazıldığı dönemden bahsetmek istiyorum. Richard III tabii ki de Shakespeare’in diğer oyunları ve sonneleri gibi çok değerli bir eserdir. Shakespeare’in tiyatral zekası ve zamanın koşullarını iyi harmanlayabilmesi ve de İngiliz Dili’ne olan hakimiyeti onun eserlerinin neden bu kadar sevildiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Onun zamanında, (gerçi matbaanın icadından önceki bütün zamanlar desek daha doğru olur) bir edebi eser vermek ve bu eserin bir şekilde tutulması ve de yazar ya da şairin eseri üzerinden ekmek parası kazanabilmesi için bir takım aristokratlara, saray eşrafına, tanınmış kişilere, zenginlere, kısacası kalburüstü birilerine ucundan başından birazcık yalakalık yapmak, eserin bazı yerlerinde onları simgeleyen karakterler kullanmak gerekiyordu. Zira kitap basmak o zamanlar ucuz bir şey değildi ve de zaten okur yazar kitlesi bu saydıklarımızdan aşağı sınıflara henüz ulaşamamıştı. Aynı muhabbet bizim Türk Edebiyatı’nda da görülür, Methiye’ler kasideler vs. vs. hep kalburüstü sınıfı temsil eder, onların anlayabileceği düzeydedir. Halk sorunlarıyla ilgilenilmeye sonradan başlanılmıştır. Bu konuda bir genelleme yapacak olursak, şiir veya tiyatro eserler genelde sanat için sanat, düzyazı ise toplum için sanat içeriğini taşırlar. Sırf sanat üretebilmek için yazılmış eserler zaten belli bir birikimi olan kitleye hitap etmek zorundadır. O eseri anlayabilmek için illa ki entellektüel bir birikiminin olması gerekir. İngiltere’nin dağlarında yaşayan sarı çizmeli John ağa ne anlasın Paris’ten, Troy’dan, Homeros’tan dimi ama?












